KVKK metnini okudum ve kabul ediyorum.

Takipcilerimizden Gelenler

Merhabalar, Uzun yıllar gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren biri olarak sizlere gayrimenkul yatırımında dikkat edilmesi gereken bazı...

Merhabalar,

Uzun yıllar gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren biri olarak sizlere gayrimenkul yatırımında dikkat edilmesi gereken bazı önemli hususlar hakkında bilgi ve tecrübelerimi aktarmak istiyorum. Genellikle kamu çalışanı veya memur kültür ve geleneğinden gelen kişiler bu yazımı iki kat daha dikkatli okusunlar. Üzülerek ifade etmek istiyorum ki, istatistiksel olarak özellikle gayrimenkul piyasasında kandırılmaya, dolandırılmaya ve benzeri şekillerde istismar edilmeye en açık kitle, devlet terbiyesi almış, kamuda çeşitli kademelerde bulunmuş, önemli düzeyde akademik birikiminin yanında özel sektöre ve serbest piyasa şartlarına dair pratiği olmayan elit kişilerden oluşmaktadır.

Birikimlerinizi yatırıma dönüştürme noktasında gerek gayrimenkul, gerekse menkul (otomobil, borsa, döviz vs.) alımı yapın, yaptığınız her yatırım isteseniz de istemeseniz de satış, devir, temlik, miras gibi çeşitli şekillerde bir gün elinizden çıkacak. Dolayısıyla birikimlerinizi korumak veya büyütmek maksadıyla almayı planladığınız her yatırım aracının bir gün gelip satılacağını akıldan çıkarmamanız gerekmektedir, Bu hususu kendimle ilgili bir anekdotla örneklendirerek daha anlaşılır hale getireyim.

Rahmetli babamdan bize kalan 1970 yılında babam tarafından satın alınmış Ankara-Gölbaşı’ında 100 m² bir arsamız varmış. Ben yıllar sonra Ankara’ya geldiğimde akrabalarım beni böyle bir mülkün varlığından haberdar ettiler. Ben de piyasa rayicini araştırdım. 1970 yılında yani günümüzden tam 52 yıl önce temin edilen böyle bir arsanın değerinin maalesef 10 bin lira gibi sembolik bir rakam olduğunu öğrendim. Bundan 52 yıl önce rahmetli babam beklide bu arsayı temin etmek için hatırı sayılır bir bedel ödemişti ama ne yazık ki geldiğimiz noktada değişim değeri bu kadar komik. Şimdi bu örneği okuyan bazılarının bizim aldığımız ev, arsa, otomobil bu örnekteki gibi değil dediklerini duyar gibiyim. Eğer, satın aldığınız yatırım aracı 10 birime alınıp istediğiniz zaman 10 birime elden çıkarılabilecek bir değişim hızına sahip ise haklısınız, yani bugün 10 birime satın aldığınız bir yatırım aracını bir ay, üç ay, altı ay veya bir yıl sonra bile 10 birime satabiliyorsanız yatırım konusunda doğru bir matematiğiniz var demektir. Ama maalesef günümüz gayrimenkul piyasasında, elinde tomarla tapu olan ve malını elinden ihtiyaç halinde çıkaramayan bir çok insan olduğuna üzülerek şahit oluyorum.

Bir ticari malın, ekonomik değerini elden çıkarılabilirlik hızı (countable olması) belirler. Gayrimenkul satın alma araçlarından örnek verecek olursak, ister satış vaadi sözleşmesi ile, isterseniz tapu veya noter yolu ile temin edilecek bir arsa, daire vs yatırım planınız olsun, söz konusu gayrimenkulün satıcısına soracağınız tek ve en önemli soru şu olmalıdır. “Ben sizden temin etmek üzere olduğum bu gayrimenkulü ne zaman, ne şartlarda ve ne şekilde elden çıkarabilirim?” Zira temin etmek üzere olduğunuz mal tüketilebilir bir mal değil ve yıllarca dişinizden tırnağınızdan arttırıp ve bazen de eşten dosttan hatta bankalardan borçlanarak ve hatta hayat standartlarınızdan fedakârlık yaparak elde edeceğiniz bir taşınmaz. O halde, üzerinde durulması gereken tek ve en önemli husus, malın temin değeri ve şartları değil, elden çıkarılabilirliğidir. Bu husus çoklu gayrimenkul yatırımlarında da sadece ikamet maksadıyla alınan gayrimenkullerde de değişmez bir kuraldır.

İnsan psikolojisi ve yaradılışı gereği kendi fikir ve tercihlerinin isabetliliği noktasında eleştiri ve önerilere direnç gösterme eğilimindedir. Yani en uyanık, en fırsatçı, en kurnaz kendisidir. Bu, insanın genel tercihleri noktasında böyle iken, hayati konularda da değişiklik göstermez. Örneğin, ben kendi paramla istediğim yatırımı yaparım, istediğim mülkü alırım, istediğim zaman satarım bu konuda kimsenin yardımına, desteğine, tavsiyesine ihtiyacım yok düşüncesine sahip olanlar ne yazık ki, sonrasında büyük çıkmazlar içerisinde bocalıyor ve son pişmanlıklar fayda vermiyor. Burada bize düşen ise Nasrettin Hoca misali su testisinin kırılmaması için tedbir almaktır.

Sonuç olarak, yıllarca dişinden tırnağından artırıp birikim yapan, bu birikimlerini yatırım araçları vasıtasıyla büyütmeye gayret eden kişilere naçizane tavsiyem şudur; konusunda uzman kişilerin görüş ve önerilerine kulak verin, borsa tüyolarını berberden, bitcoin tüyolarını dayıdan haladan alan insanlar gibi olmayın. Her işin bir ehli var, her işin bir uzmanı var, araştırmak, işin uzmanından tavsiye almak sizin her zaman doğru karar vermenizi, akıl ve mantığa uygun hareket etmenizi kolaylaştırır ve yolunuzu aydınlatır.

Ne demiş atalarımız. “Danışan dağı aşmış, danışmayan düz ovada şaşmış”……..